Türk Eğitim Sen 9 Nolu Şube Başkanı Enver Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilen ve adeta yılan hikâyesine döndürülen Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Taslağı ile ilgili basını bilgilendirdi.
“Körler Sağırlar Birbirini ağırlar” diyen Demir, TBMM’ye sunulan taslağın bir önceki taslaklara göre daha geri haklar ihtiva ettiğini ileri sürerek, “Sendikalar arasında Hükümet tarafından açık bir ayrım yapıldığı görülecektir” dedi. Türk Eğitim Sen 9 Nolu Şube Başkanı Enver Demir şu bilgileri verdi.
“Yılan hikâyesine döndürülen Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Taslağı sonunda TBMM Başkanlığına verildi. Taslak incelendiğinde, bir önceki taslaklara göre daha geri haklar ihtiva ettiği, sendikalar arasında Hükümet tarafından açık bir ayrım yapıldığı görülecektir.
Toplu Sözleşmenin tarafları bölümü incelendiğinde, Memur-Sen’in her 128 bin üyesine bir temsilci, Türkiye Kamu Sen’in her 200 bin üyesine bir temsilci, KESK’in 232 bin üyesine bir temsilci düştüğü görülecektir.
Buna göre genel toplu sözleşmede Memur-Sen 4 temsilci, Türkiye Kamu-Sen 2 temsilci, KESK ise 1 temsilci ile temsil edilecektir. Bu durumda Memur-Sen in toplu sözleşmeyi istediği şekilde bağlamaya yetkili olduğu görünmektedir.
Memur Sen toplu sözleşmeyi imzalamasa bile, Türkiye Kamu-Sen ve KESK Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna itiraz yetkisine sahip değildir. Anlaşılan, Hükümet toplu sözleşme masasında problem istememekte, masayı dikensiz gül bahçesine dönüştürmek için yandaş, hükümet kol kola formülünü hayata geçirmeye çalışmaktadır.
Hükümetin bilmediği, ya da dikkate almadığı husus şudur; sendikacılık sadece masa başında yapılan görüşmelerle sınırlı bir faaliyet değildir.
Hakkımızı söke, söke alırız…
Masada kamu çalışanlarının pazarlanmasına diğer sendikaların, iş buraya kadarmış ne yapalım diyeceğini hiç kimse beklememelidir. Esasen, hakların savunulduğu yerler, sadece masalar değil alanlardır. Alanlarda yapılacak faaliyetler, eylem ve etkinlikler, memuru pazarlayanlara ülkeyi dar edecektir.
Bu sebeplerle, nasıl ve ne şekilde kanunlar çıkarırsanız çıkarın, bu gayretleriniz masada sanal olarak yetkilendirdiğiniz, ağababalarına hayır deme cesaretine sahip olmayanların etki ve yetkisini artıramayacaktır.
Bunlar, ancak sahibinin yetkilendirdiği kadar ses çıkarma hakkına sahiptir. Bunlar, ancak sahibinin sesi olabilir, kamu çalışanlarının sesi olmak yürek ister, cesaret ister.
Bu, toplu sözleşme kanunu komedisini dile getirmek, yanlışların düzeltilmesini sağlamak için 26 Ocak Perşembe günü saat 12.30’da üyelerimizin katılımıyla bütün yurt ta protesto eylemi gerçekleştirilecektir. Taleplerimizin dikkate alınmaması halinde diğer günlerde de eylemlerimiz farklı şekillerde devam edecektir |