Haber: Yıldıray Yılmaz
Yarıyıl tatili ile ilgili gazetemizin sorularını cevaplayan Özel Devran Koleji Rehberlik Öğretmeni Duygu Rumelili, son zamanlarda öğrencilerin sıkça kullandığı internet dili ile ilgili velilere ve öğretmenlere uyarılarda bulundu. Rumelili, öğrencilerin yeni dönemde daha başarılı olabilmeleri için de yarıyıl tatilini mutlaka iyi değerlendirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
İlk Haber: Duygu Hanım Rehberlik Öğretmeni olarak yarıyıl tatili ile ilgili anne ve babalara neler önerirsiniz?
Duygu Rumelili: Öncelikle ebeveynlerin, karne ve tatil konusundaçocuklarına karşı davranışlarının, yıkıcı olmak yerine yapıcı ve yol gösterici olmasında büyük fayda vardır. Çünkü karne, çocuğun akademik başarısının yanı sıra hangi derslere daha ilgili olduğunu, hangilerine biraz daha ağırlık vermesi gerektiğini gösterir. Tabi alınan bu karne sadece çocuğun değil, aile bireylerinin de karnesidir.
Gerek öğrenciler gerekse aileleri bu karnelerin tomografisini iyi çekmelidirler. Ebeveynler ile çocukları sorun nerde ve kaynağı nedir, sorusunun cevabını karşılıklı olarak tartışmalıdırlar. Ve sonuca birlikte varmalıdırlar. Bu nedenle karneler öğrenci, öğretmen ve aile için yol gösterici özelliğini hiçbir zaman yitirmemelidir.
Aynı zamanda karnenin tomografisini çekerken, çocuğun başarısızlıkları kesinlikle onun başarılarının önüne geçmemelidir. Çocuğun karnesine karşı yapılan tehditler ve onun kişiliğini yaralayıcı ifadeler hiç şüphesiz çocukta derslerin ötesinde derin izler bırakacaktır. Anne ve babalar çocuklarıyla konuşurken öncelikle başarılarının üzerinde durmalı, başarısız olunan derslerin ise nasıl daha iyi hale getirilebileceği konusu sadece öğüt şeklinde olmamalıdır. Ve özellikle çocuklarının da duygu ve düşüncelerine önem verilmelidir.
Çocuklar başka çocuklarla değil, yine kendisiyle kıyaslanmalıdır. Çünkü çocuğunuzun karnesini kıyaslamak hiçbir fayda sağlamadığı gibi aile ile çocuk arasında ilişkileri de yaralayacaktır. Bunun yerine, bir önceki sınıftan ya da gelecekte ulaşmak istediği başarılarından bahsedilmelidir. Bu çerçevede bir yol haritası çizilmeli ve ‘Bu haritanın neresindeyiz?’ Bu sorunun cevabını öğrencinin gerçekçi bir şekilde cevaplaması için ortam hazırlamalıdır.
İlk Haber: Sizce öğrenciler yarıyıl tatilinde hep ders mi çalışılmalıdır?
Duygu Rumelili: Gerçekten güzel bir soru sordunuz. Şimdi Şubat tatili, aileler için çocuğunun aşırı ders çalışması gereken bir dönem olarak algılanır. Oysa bu dönemin aynı zamanda aile içi ilişkilerin güçlendirilmesi için de bir fırsattır. Beraber gidilecek kültürel veya tarihi geziler, yeni edinilen bir hobi üzerine yapılacak çalışmalar, evde birlikte yapılan kitap okuma saatlerini arttırmak ailelerin çocuklarıyla geçireceği kaliteli zamanlara örnek verilebilinir. Burada önemli olan nokta, aileler tatil programlarını çocuklarıyla beraber, onların ders çalışma planına göre ayarlamalıdırlar.
Yani tatilin ilk günlerinde çocuklar dinlenmelidirler. Daha sonraki günlerde ise Anadolu ve Fen Liseleri ile üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler, eksiklerini gidermek için ders tekrarı ile öğrendiklerini pekiştirebilir. Bunun için ilk yapılması gereken, zaman planlaması ve dinlenme sürelerinin iyi belirlenmesi ile birlikte buna da uyulmasıdır. Anlamlı tekrarlar yaparak öğrendiklerini pekiştiren öğrenciler bilgileri kalıcı hale çevirirler. Ara sınıflardaki öğrencilerimizin ise eksik oldukları derslerle ilgili programlı çalışmalar yapmalarının başarılarına büyük faydası olacaktır. Unutulmamalıdır ki, tekrar edilmeyen bilgi unutulmaya mahkûmdur.
İlk Haber: Ailelere çocuklarının beslenmeleri konusunda önerileriniz nelerdir?
Duygu Rumelili: Bu da gerçekten önemli bir soru. Şimdi anneler ve babalar çocuklarıyla beraber mutfağa girip, sağlıklı yemekleri birlikte yapabilirler. Böylece çocuklar emeğinin bulunduğu bir yemeği daha isteyerek yiyecektir. Böylelikle cips veya kolanın zararlarından da farkında olmadan kurtulacaktır.
Bunun yanı sıra hamurlu veya şerbetli yiyecekler yerine, sütlü veya meyveli yiyecekler öneririm. Böylelikle besinler doğru enerji kaynağı haline gelir ve çocuklarımızda gereksiz ağırlık yapmazlar. Ayrıca aileler çocukları ile birlikte fast -food dükkânına gittikleri zaman kola ve patates kızartması yerine, salata ve ayran almak çocuğumuzun sağlığı için yapılacak doğru davranışlardan bir tanesidir.
İlk Haber: Çocukların aşırı zaman geçirdikleri internet için neler söyleyebilirsiniz?
Duygu Rumelili: Evet, gerçekten çok önemli bir soru daha sordunuz. Biliyorsunuz ki, son zamanlarda çocuklarımız da internet dili diye bir bilinç oluştu. Bu da güzel Türkçemiz için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Onun için bu konuda ailelerin ve öğretmenlerin çok daha hassas davranmaları gerekir. Yapmaları gereken internet diline ait kısaltmalara şahit oldukları zaman onlara gerekli uyarıları yapıp, bu konuda örnek davranışlar sergilemelidirler.
Aynı zamanda evde bilgisayarın yeri özel odalar değil, evin yaşam alanı olan oturma odaları olmalıdır. Bunun yanı sıra anne ve babalar disiplinli bir şekilde internet kullanımını takip etmelidir ve bu konuyla ilgili kararlar, çocuklarla beraber alınmalıdır. Çünkü onların fikri olmadan alınan kararın, onlar tarafından uygulanmasını beklemek doğru olmaz. Bilmeliyiz ki, evimizde bir birey var ve onun da bu konuya ait fikirleri elbet olacaktır.
İlk Haber: Duygu Hanım son olarak ne söylemek istersiniz?
Duygu Rumelili: Öncelikle bu güzel söyleşi için gazetenize teşekkür ediyorum. Tabi bunun yanı sıra karne alan 17 milyon gencimizi ve ailelerini tebrik ediyorum. Ve başarılar geçmişten alınan derslerle anlam kazanır diyorum. |