Esenler'in Haftalık Tek Yerel Gazetesi
   
    | Bize Ulaşın  | Giriş Sayfam Yap  | Sık Kullanılanlara Ekle  |     
 
 »   Anasayfa
 »   Eğitim
 »   Sağlık
 »   Spor
 »   Siyaset
 »   Vitrin
 »   Arşiv
 »   İletişim
   
   
   

Obezite, böbrek yetmezliğini tetikliyor

     
 

“Önlenebilir sağlık sorunları” içinde dünyada sigaradan sonra ikinci sırada bulunan obezite, böbrek hastalığı riskini normal ağırlığa sahip bireylere göre yüzde 40 ila 80 oranında artırdığını belirten İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, obezitenin tedavisiyle birçok hastalığın önlenebileceğini söylüyor.

 

 
 
   

Çevresel ve genetik faktörlere bağlı olarak gelişen obezite ve beraberinde yarattığı metabolik sendrom, kronik böbrek hastalığının gelişimi ve ilerlemesinde önemli bir risk faktörü olarak kabul edildiğini belirten Atasoyu, Obezite Prevalans Çalışması’nın sonuçlarına göre Türkiye’de yetişkinlerde obezite oranının yüzde 22,3 olduğunu söyledi.

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, fzla kilosu olanlarda böbrek hastalığı gelişme riskinin normal vücut ağırlığına sahip bireylere göre yüzde 40 ila 80 oranında fazla olduğunu belirterek, hastalıkla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Obezite böbrek yetmezliğine yol açtığı gibi, böbrek hastalarında da hastalığın seyrini olumsuz etkiliyor. Diyaliz veya böbrek nakli tedavilerinin gerekli olduğu ‘Son Dönem Böbrek Hastalığı’nın en yaygın iki nedeni olan Tip 2 diyabet ve hipertansiyon ile çok yakından ilişkili olması riski artırıyor. Obezite gerek diyabet ve hipertansiyona neden olarak, gerekse metabolik sendrom olarak adlandırılan açlık kan şekeri ile kan yağlarında yükselme ve hipertansiyonla tanımlanan bir klinik tablo içinde yer alarak, böbrekleri olumsuz etkiliyor.”

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından yapılan Türk Hipertansiyon Prevalans Çalışması verilerine göre ise vücut kitle indeksi ?30 kg/m2 ve üstünde olan bireylerin yüzde 60’ında hipertansiyon görülüyor. Doç. Dr. Atasoyu, obezitenin kan basıncına etkisini ise şöyle açıklıyor:

“Genetik yatkınlığın rolü olmasıyla birlikte, asıl etken vücutta artan yağ dokusudur.  Yağ dokusu, kan basıncının yükselmesine neden olan birtakım hormonal etkiler oluşturarak böbreklerde su ve tuz tutulumunun artmasına ve atardamarlarda spazm oluşturarak, çaplarının daralmasına yol açıyor. Böylece hipertansiyon gelişiyor. Tüm bunlardan korunmak için obezitenin tedavisi şart.”

Obezitenin önlenmesi ve tedavisinde ise öncelikle diyetle alınan kalorinin azaltılması ve düzenli egzersiz (tempolu yürüyüş, hafif tempolu koşu, bisiklet veya yüzme gibi) yapılması çok önemli. Düşük kalorili beslenme programı ve düzenli egzersizlere rağmen yeteri kadar zayıflayamayan obez kimselere cerrahi tedaviler uygulanabiliyor. Tedavi seçenekleri arasında yer alan cerrahi, doğru hastaya doğru yöntemle uygulandığı zaman başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor

 
 
     
 

Yorum yazmak için tıklayın

    Bölgede İlk Haber   13.01.2012  
   
     
 
 
 

~~ F&F Gazetecilik İlan ve Reklam Ajansı ~~
* Sitede yayınlanan,Bölgede İlk Haber kaynaklı haberlerin izin alınmadan veya kaynak belirtilmeden kullanılması yasaktır.
* Sitemiz 1024*768 piksel ve üstü ekran çözünürlüklerinde sorunsuz görüntülenmektedir.Tavsiye edilen çözünürlük: (1280*1024)