DOLAR 5,8971
EURO 6,5130
ALTIN 282,6
BIST 93.723
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Sinüzitten nasıl korunabiliriz

Sinüzitten nasıl korunabiliriz
REKLAM ALANI
01.10.2019
7
A+
A-

Sinüzitten nasıl korunabiliriz?

Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Enes Bozkurt, mevsim değişikliklerinde sıkça baş ağrıtan sinüzite ilişkin, “Göz çevresi, boğaz ve başta ağrı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı sinüziti gösterebilir. Çocuklar ve yetişkinler kapalı ortamdan oldukça uzak kalmalı” ifadelerini kullandı.

Esenler Medipol Üniversitesi Hastanesi’nden yapılan açıklamada en çok kış aylarında görülen ve burun tıkanıklığı ile baş ağrısına neden olan sinüzite karşı uyarılarda bulunuldu. Açıklamada görüşlerine yer verilen Esenler Medipol Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Enes Bozkurt, 3 tip sinüzitin olduğunu, sinüslerin kafa ve yüz kemikleri içindeki içi hava dolu boşluklar olduğunu ifade etti.

Sinüslerin burundan geçen havanın ısınmasına, nemlenmesine, konuşma sesinin oluşmasına ve kafa ağırlığının hafifletilmesine yardımcı olduğunu belirten Bozkurt, “Sinüslerin iç kısımlarını kaplayan mukozanın bakteriyel, viral nedenlerle enfekte olmasına sinüzit denir.” ifadelerini kullandı.

“Sinüzitin sebebinin araştırılması gerekiyor”

Bozkurt, sinüzitin en sık kış aylarında görüldüğünü, bulguları arasında ise göz çevresi, boğaz ve başta ağrı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve ateş şikayetlerinin bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Sinüzitler 2 haftadan kısa sürerse akut, 2-12 hafta arası subakut ve 12 haftadan fazla ise kronik olarak adlandırılır. Sıklıkla soğuk algınlığı ve nezle sonrası burun akıntısında renk değişikliği, yüzde ve baş çevresinde ağrılar şeklinde ortaya çıkar. Sinüzitler genellikle damlacık yoluyla ve kapalı ortamlarda yakın temas ile geçer. Bu yüzden kapalı alanlardan mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.

Sinüzit hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilir. Burun tıkanıklığı şikayeti olan kişiler sinüzite daha kolay yakalanıyor. Burun kemiği eğriliği, burun eti büyüklüğü ve alerjik nedenler erişkin dönemde sinüzite yakalanmayı kolaylaştırıyor. Sık sık sinüzit olan çocuklarda ileri derecede enfekte, büyük geniz eti görülüyor.”

Sinüzitin medikal ve cerrahi tedaviyle düzeltilebildiğini ifade eden Bozkurt, akut sinüzitlerde tedavi süresinin sıklıkla 10 gün olduğunu, tedavide antibiyotik ve burun spreylerinin kullanıldığını kaydetti.

Bozkurt, şikayetlerin devam etmesi durumunda hekimin tekrar değerlendirip gerekirse tedaviyi uzatmasında veya ilaç değişikliğine gitmesinde fayda olduğunu belirterek, “Kronik sinüzit olan hastalarda ise sıklıkla altta yatan sebebin araştırılması gerekiyor. Pratiğimizde endoskopik muayene dışında tüm sinüsleri görmemizi sağlayan Bilgisayarlı Tomografiyi tercih ediyoruz. Eğer sinüslerde tıkanıklık veya burun içinde yapısal sorunlar gözlenirse tedavide önceliğimiz cerrahi yöntem oluyor. Sinüslere cerrahi müdahale sıklıkla genel anestezi altında, endoskop yardımıyla burun içinden yapılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.