DOLAR 5,9008
EURO 6,5108
ALTIN 281,1
BIST 93.975
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Şengör’den Göksu’ya tepki

Şengör’den Göksu’ya tepki
REKLAM ALANI
05.10.2019
22
A+
A-

“Tevfik Bey galiba bunlardan haberdar değil”

Depreme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Celal Şengör, Sözcü gazetesi yazarı Uğur Dündar’a bir mektup gönderdi.

İstanbul’daki 5.8’lik depremin ardından yapılan hasar çalışmaları, yapıların durumunun krtik olduğunu ortaya koydu. Depremin ardından İstanbulluların iletişiminin sağlanamaması, deprem toplanma alanları, kentsel dönüşüm tartışmaları başladı.

Depreme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Celal Şengör, Sözcü gazetesi yazarı Uğur Dündar’a bir mektup gönderdi.

Uğur Dündar, Şengör’ün mektubunu bugünkü köşesinde “Dünyaca saygın bilim insanımız, Jeoloji Profesörü dostum Celal Şengör’den, beklenen Büyük İstanbul Depremi konusunda, çok önemli bir mektup aldım” mesajıyla paylaştı.

Celal Şengör, mektubunda Esenler Belediye Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin AKP Grup Başkanvekili Mehmet Tevfik Göksu’yu eleştirdi.

İşte o mektup:

“Sevgili Uğur Ağabeyciğim,

Birkaç gündür yayımladığın deprem yazıları, sana bir mektup yazma ihtiyacını uyandırdı bende.
Malum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay Bey geçenlerde İstanbul’un depreme ne kadar hazır olduğunu anlatmıştı. Dün de Habertürk’te Kübra Par’ın sorularını ‘cevaplayan’ Tevfik Göksu Bey’in söylediklerini duyunca gerçekten hayretler içinde kaldım.

Meselâ, Tevfik Bey, İstanbul’da 2000 küsur toplanma alanı olduğunu söyledi. Halbuki Sayın Cumhurbaşkanımız bu sayıyı 10.000 olarak vermişti! Onu acaba Tevfik Bey duymamış mıydı? Son depremden alnımızın akıyla çıktık derken, acaba, yıkılan binaları, taşınan fakülteleri, kesilen telefon muhaberesini Tevfik Bey hiçbir yerde okumamış, hiçbir televizyonda seyretmemiş miydi? Galiba bütün derdi Sayın Ekrem İmamoğlu’na yüklenmekti.

El insaf! 16 milyonun hayatı, milyarlarca dolar ve dünyanın en büyük kültür hazinelerinden biri tehdit altındayken, konuşacak şey mi bulamadılar?

Deprem geldiği zaman hiçbirimizi affetmeyecek! Verilen toplanma alanı sayıları gerçekçi değil. Gerçekçi olsa bile, insanlar oralara nasıl varacaklar?
Depremden sonra en büyük tehlike yangındır. İstanbul’un yıkılmış daracık sokaklarına itfaiye nasıl girecek? İtfaiyenin kendisi yıkılırsa ne olacak?
Acaba havadan yangın söndürme imkanları düşünülüp planlandı mı? Şehirde havadan söndürme ile ormanda havadan söndürme çok farklıdır. Gerekli uçan vasıtalar temin edilmiş, uçucu personele gerekli eğitim verilmiş midir?

Bu 16 milyonluk şehrin yiyeceği, içeceği nasıl temin edilecek? Sahra fırınları veya yüzen fırınlar düşünülmüş müdür? İstanbul’a depremden sonra büyük ölçekli yardımın en kolay yapılabileceği yol, deniz yoludur. Bunun için müteharrik (yer değiştiren, hareket eden) iskeleler planlanıp yapılmış mıdır? Yapılmışsa bunlar nerededir? Hastanelerimizin başına 5,8’le gelenleri gördük (Tevfik Bey galiba bunlardan haberdar değil); 7,6 gelirse, onların yerine sahra hastaneleri ve/veya yüzer hastaneler planlandı mı? Planlandı ise bunlar nerededir?

Emniyetten ne haber? Yağma olacağı kesin. Buna tedbir olarak neler düşünüldü? İstanbul’daki emniyet mensupları bir yandan olağanüstü özveriyle çalışırken, diğer yandan ve haklı olarak kendi çoluk çocuklarının derdine düşecekler. Onları takviye edecek kuvvet nereden gelecek? Bu kuvvet İstanbul için eğitilmiş midir?

Yıkılan kültürel varlıklarımızı kim, hangi parayla onaracak? Bunun bir planı var mı?

Bu mektubu daha uzatabilirim. Görebildiğim kadarıyla İstanbul’un sorunu, depremden ziyade didişen politikacılardır. Gerek Fuat Oktay Bey’in beyanı, gerekse de Tevfik Göksu Bey’in televizyonda söyledikleri, beni çok büyük bir karamsarlığa itti. Her ikisi de bilsinler ki, deprem onlardan oy falan istemeyecek! Onların fikrini de almayacak veya ne muhteşem tedbirler aldılar onu sormayacak. Deprem gelip vurduğu zaman, ne kadar hazır olduğumuz ortaya çıkacak. İnsanlar aldatılabilir, ama tabiat asla aldatılamaz. Bunu işletmeci Fuat Bey ne kadar bilebilir bilmiyorum, ama Tevfik Bey’in en azından lisansı harita mühendisliğidir. Tabiatı biraz olsun tanır diye düşünmüştüm. Sonraki sosyoloji merakı ve İslamcı politik yaşamı sanırım haritacıyı silmiş!..
Ellerinizden öperim, Sevgili Uğur ağabey,
Celal”

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.